Sünnet, penis başını kaplayan derinin çıkartılmasına
denilmektedir. Ülkemizde çocuklara en sık uygulanan cerrahi işlemdir ve genel
olarak 5-11 yaşlar arasında yapılmaktadır.
Sünnetin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. İlk
sünnetin milattan önce 15 bin yıl önce yapıldığı ve eski Mısırlılara ait
hiyerogliflerde sünnet edilen erkek çocuk şekilleri bulunmuştur.
Sünnet müslümanlıkta sünnet kabul edilmekle birlikte
musevilerde, erkek çocuklar doğumdan sonraki ilk ay içerisinde sünnet
edilmektedir. Hristiyan toplumlarda ise sünnet genellikle isteğe bağlı
yapılmaktadır. Bugün ABD'de sünnet oranının %60 civarındadır.
Dini ve kültürel etmenlerin yanı sıra, sünnetin birçok
sağlık faydaları bulunmaktadır. Genel olarak bakıldığında faydalarını söyle
sıralayabiliriz…
1)İdrar yolu enfeksiyonu riskini önemli ölçüde düşürdüğü
görülmüştür.
2)Bazı araştırmalarda, penis de oluşacak cilt
kanserlerini önlediği görülmüştür..
3)Cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme sıklığı
da sünnet olan kişilerde azalmaktadır.
4)Sünnet olan kişilerde human papillomavirus (HPV)
enfeksiyonu daha az görülmektedir.
“Sünnet için ideal yaş nedir?” diye sorulduğunda
bilimsel veriler yenidoğan dönemi, ilk 1 yaş veya 6 yaşından sonraki dönemi
işaret eder.
Son yıllarda sünnet konusunda gündeme oturan ve
özelliklede sosyal yapısı gelişmiş, kültürel düzeyi yüksek ailelerde yenidoğan
sünneti kavramı yaygınlaşmaya başlamıştır. Yenidoğan sünnetinin diğer yaşlarda
yapılan sünnete göre olumlu ve olumsuz farklılıkları vardır.
Olumlu yönleri sadece lokal anestezi uygulanır. Sünnet
dersinin damarsal yapısı yeni gelişmekte olduğundan sünnet işlemi sırasında
kanama kontrolü kolay olur ve işlem sonrası kanama riski çok az olur. Ayrıca
yenidoğan sünneti sonrası yara iyileşme zamanı daha kısadır.
Olumsuz
yönleri ise bebek prematür veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var
ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise yenidoğan sünneti
uygulanamaz. Ayrıca ilk aylarda çok nadir görülebilen lokal anezteziklere karşı
oluşan 'met-hemoglobinemi' denilen reaksiyonel bir durum oluşabilmektedir.
Yenidoğan sünneti çoğunlukla bebek doğduktan 24-48
saat sonra; sünnet olmasına engel bir durum yok ise ameliyathane koşulları
sağlanmış, özel ısıtılan ve aydınlatılan bir masada yapılır. Eğer bu imkanlar
sağlanamıyorsa ilk 25-30 günlük yenidoğan döneminde en uygun koşullarda
yapılabilmektedir. İlk 24 saatte bebeğin hayatla bağdaşması izlenir, kalp ve
akciğerinde sorun olup olmadığına bakılır.Ayrıca bebeğe kanama veya pıhtılaşma
ile ilgili bir sorun olup olmadığı açısından testler yapılır.
Klasik cerrahi sünnet yöntemi ile yapılabileceği
gibi Çan, 'Gomco klampı ' gibi aletler yardımı ile dikişsiz olarak sünnet
yapılabilir.
Sünnet lokal aneztezi ile yapılabilir ve yaklaşık
olarak 10-15 dakika sürer.
Sünnet sonrası aileye verilen lokal antiseptik solüsyonlar
ve gerekirse kulanılabilecek, bebeklere uygun içerik ve dozda analjezik(ağrı
kesici) ilaçlar ile evde rahat bir bakım ve iyileşme dönemi sağlanır.Dikişli
sünnet yapıldıysa konulan dikişler kendiliğinden eriyerek düşerler, alınmaları
gerekmezler.
Yenidoğan sünneti oldukça basit ve risksiz bir
operasyon olmakla beraber işlem sırasında ve sonrasında yüzde 1’den oranında
çeşitli komplikasyonlar olabilmektedir. Bunlardan başlıcaları; kanama,
enfeksiyon, yetersiz sünnet nedeni ile yeniden sünnet derisinin daralması, cilt
yapışıklıkları ve daha önce belirtilen met-hemoblobinemi reaksiyon riskidir.
